3 hafta önce | Okunma Sayısı : 202
Trabzon’da düzenlenen *Avrasya Basın Yayın Birliği “Yılın En İyileri” Ödül Töreni*, sadece bir ödül etkinliği değil, aynı zamanda bir dostluk buluşması, bir moral kapısı ve mesleğe yeniden tutunmanın da adımıydı. Deprem bölgesi Hatay’dan kalkıp bu özel organizasyona katılmak benim için çok şey ifade etti.
Aylarca süren enkaz görüntüleri, toz-toprak içinde yaşam mücadelesi, iş yerimizi, evimizi, şehrimizi kaybettiğimiz bir dönemde; bu ödül töreni benim için adeta temiz bir nefes, yeni bir umut, moral kaynağı oldu. Antakya gibi hâlâ enkaz kamyonlarının, tozun, yıkımın içinde yaşayan bir şehirden çıkıp; Trabzon’un güzellikleriyle birkaç gün nefes alabilmek çok ama çok anlamlıydı.
Bu anlamlı organizasyonun mimarı, değerli büyüğümüz, araştırmacı yazar Sayın Mustafa Durmuş. Kendisi, memleketine, insanlığa, mesleğe kendini adamış, yıllardır üretmeye devam eden, eserleriyle, çabasıyla dikkat çeken çok kıymetli bir isim.
Yaklaşık iki yıldır uzaktan tanıyordum ve bu süreçte sürekli iletişim hâlindeydik. Avrasya Basın Yayın Birliği Hatay İl Başkanlığı görevim nedeni ile hep destek verdi, hep yapıcı yaklaştı.
Ancak Trabzon’daki bu etkinlik sayesinde yüz yüze tanışma, beraber zaman geçirme ve çalışmalarını yerinde görme fırsatım oldu. Hayranlığım bir kez daha arttı. Gerçekten de yoğun temposu, sürekli üretimi, koşturması takdire değer. Bu hafta 16. kitabı da yayımlanacak ve ben onun azmini, emeğini bir kez daha takdir ettim. Bizi bir araya getirdiği, bu güzel buluşmayı yaşattığı için teşekkür ediyorum.
Törenin bir diğer emektarı da Avrasya Basın Yayın Birliği Başkan Vekilimiz Sayın Canan Kalaycı Hanımefendi idi. Gerçekten organizasyon boyunca “arı gibi” çalıştı.
Misafirperverliği, ilgisi, sunumundaki başarısı ve tatlı diliyle herkesi etkiledi. Her detayı düşünmüş ve herkesle tek tek ilgilendi.
Kendisini tanımaktan büyük mutluluk duydum. Canan Hanım nezdinde emek veren diğer tüm ekibe de gönülden teşekkür ediyorum.
Bu organizasyonun en güzel taraflarından biri de; Türkiye’nin dört bir yanından, 7 coğrafi bölgeden gazetecilerin, yazarların, şairlerin, televizyoncuların, radyocuların, internet habercilerinin, sanatçıların, senaristlerin, belgeselcilerin bir araya gelmiş olmasıydı.
Türkiye’de adeta basının, medyanın kalbi bu törende Trabzon’da attı.
Sahneye çıkan ozanların seslendirdiği eserler, yapılan anlamlı konuşmalar ve şiirler; etkinliğe ayrı bir ruh kattı.
Sadece ödül değil, aynı zamanda kültürel bir buluşmaydı bu.
Törenin ardından düzenlenen Trabzon Kültür Gezisi de çok anlamlıydı.
Atatürk Köşkü, Ayasofya Camii, Boztepe Seyir Alanı, Trabzon Akvaryum gibi şehrin önemli noktalarını ziyaret ettik.
Ancak şunu özellikle belirtmem gerekir ki, Trabzon öylesine büyük, köklü ve güzel bir şehir ki; iki günde gezmek mümkün değil. Doyamadım, daha keşfedilecek çok yeri olduğuna inanıyorum.
İlk fırsatta yeniden gidip Trabzon’u daha fazla gezmek ve daha fazla zaman geçirmek istiyorum.
Bu anlamlı törende bana layık görülen ödül ise, hayatımın en kıymetli onurlarından biri oldu.
“Gazetecilik Başarı Ödülü”nü, “Yılın En Başarılı Habercisi” unvanıyla almak; özellikle deprem sonrası zorlu süreçten geçen ve imkansızlıklar içinde gece gündüz demeden halen haber ve köşe yazıları yazarak memlekete umut olan bir gazeteci olarak beni derinden etkiledi.
34 yıllık meslek hayatımda pek çok ödül aldım, takdir gördüm. Ancak bu ödül, bambaşkaydı.
Çünkü bu defa, evimizi, iş yerimizi, memleketimizi ve sevdiklerimizi kaybettiğimiz, umutlarımızın sarsıldığı, kolumuzun kanadımızın kırıldığı bir dönemde geldi.
Hatay’dan çıkıp, bu büyük organizasyona katılmak bile başlı başına bir moraldi.
Antakya’nın hâlâ *toz, toprak, enkaz ve ağır iş makinelerinin sesi ve terörü ile dolu ortamından çıkıp Trabzon gibi huzur dolu bir şehirde nefes almak; ruhuma iyi geldi.
Hatta açıkça söylemek gerekirse, takım elbisem bile yoktu giderken.
Sadece elimde ne varsa, onunla katıldım.
Diğer katılımcıların şık giyimi karşısında mahcup bile oldum belki ama bu manevi ödül, her şeyin üzerindeydi.
Çünkü bu ödül, sadece bir plaket değil; bir yaraya merhem, bir umuda nefes oldu.
Törenin ardından düzenlenen Trabzon Kültür Gezisi ise bu anlamlı yolculuğun bir başka güzel yönüydü.
Kısa zaman içinde; Ayasofya Camii, Atatürk Köşkü, Boztepe Seyir Alanı, Trabzon Akvaryum gibi şehrin tarihi ve turistik yerlerini gezdik.
Trabzon’un doğası, havası, kültürü gerçekten hayranlık uyandırıcıydı.
Ancak elbette böyle kadim ve büyük bir şehri iki günde keşfetmek mümkün değil.
Daha görecek çok yeri olduğunu biliyorum.
İlk fırsatta Trabzon’a yeniden gitmeyi, bu güzel şehri daha yakından tanımayı istiyorum.
Bu organizasyon, sadece ödül töreni değildi.
Türkiye'nin dört bir yanından gelen gazeteciler, yazarlar, televizyon ve radyo çalışanları, şairler, belgesel yapımcıları bir araya geldi.
Basının, medyanın kalbi adeta Trabzon’da attı.
Şiirler okundu, konuşmalar yapıldı, ozanlar eserlerini seslendirdi.
Yeni dostluklar kurduk, yeni yüzler tanıdık.
Bana bu güzel duyguları yaşatan, bu ödülü layık gören Avrasya Basın Yayın Birliği Genel Başkanı Sayın Mustafa Durmuş başta olmak üzere, emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Bizleri muhteşem bir organizasyon ile bir araya getirdi.
Ayrıca organizasyonun yükünü sırtlanan, örnek davranışları ve ilgisiyle gönülleri kazanan Başkan Vekilimiz Sayın Canan Kalaycı Hanımefendiye de ayrıca minnettarım.
Bu ödül, yeniden ayağa kalkmanın bir işareti oldu benim için.
Ve ben bu morali, bu umudu Hatay’a taşıyorum.
Saygılarımla,
Mehmet Hüseyin ZORKUN
Avrasya Basın Yayın Birliği Hatay İl Başkanı
Press Haber Ajansı ve Haberci Gazetesi İmtiyaz Sahibi
🌐 press.tr | haberci.net.tr
📸 instagram.com/mhzorkun | @tchaberci | @press.tr
X /@zorkuntr